özlem'in deresi
RSS
Kişi başına düşen cümle haddi sınırsız olan viyadüğü kavşağına denk insan. Bononun bahsettiği Rock'nRolla .. Zat-ı Zungur.

Bu dünyadan olmadığına inandığı, Muhteşem kişiliğe sahip olan her şeyden değerli Erhan Dündar adında bir öğretmeni var. Can Bonomoya aşık, Yiğit adında hayali bir arkadaşı var ve onunla çok mutlu ayrıca Marsta hayat olduğuna inanıyor. Uzaylılara inanır ve herkesin uzaylı olduğunu söyler falan.
“Siz hepiniz, delicesine çalışmayı ve hızlı, yeni, yabancı olanı sevenler -kendinize katlanamıyorsunuz! Sizin çalışkanlığınız bir kaçıştır ve kendi kendini unutma istemidir.”

Öliyim mi yani?

Öliyim mi yani?

(Kaynak: misscattus)

“Sizi haketmeyen bir soğan için asla gözyaşı dökmeyin.”

Ağzına kadar doldurmuştu kalbini onu var eden kadınla, dudak payı bile bırakmamıştı…

-Biliyorsun beni, severim markette dolanmayı, sonra tuvalet kağıtlarının olduğu rafa geldim ve 92 yaşında bir kadın gördüm, en hesaplı tuvalet kağıdını arıyordu.
- İyi de herkes yapar bunu.
-Tamam ama, 92 yaşındasın, yarın ölebilirsin, üç kuruşun hesabını yapmanın ne anlamı var? Yani, 92 yaşında sıçabiliyor olmak zaten muhteşem bir olay, neden en pahalı tuvalet kağıdını alıp bunu kutlamıyorsun?

Kapı acılıyo
Kapanıyo kapı
Ayaklardan aynı sesler cıkıyor
Kecılerı kacırmıs
Buralarda bır kecıler ortalıgı dagıtıyoo

Kapı acılıyo
Kapanıyo kapı
Kecılerın hepsı aynı yone bakıyorrr



Aynı göğe baktık farklı zamanlarda belki

Aynı yağmur biriktirip kendini

Ayrı zamanlarda yıkadı gözyaşlarıyla bizi,

Arındık bir annenin masumiyeti kadar

Pervane olduk, yandık kanatlarında kelebeğin,

Aklımın süzgecinde kaldı son resmin

Zeytin gözlü hatıram, umudum her daim sevda gibi,

Toplayıp tüm yalnızlıklarımı

Sen isimli bir tren istasyonunda

Köhne vagonların, biçare yolculuklarına bırakıyorum,

Yolculukların en yalnız zamanında.

Rayların suskun ötüşlerinde acı

Ve umuda dair sol yanım var kalbimin,

Kanayan bir yaranın son gülümseyişi gibi…

Ruhum var,

Ve hala senin seyrindeyim.

Yolculukların en güzeli

En yağmurlu günündeyim…



ENGİN KAYGISIZ

Sana ne kadar ihtiyacım olduğunu göremeyecek kadar uzaklaşmış olamazsın. 

Neden mi?

-Çünkü bazen, onunla geçireceğin 1 dakika için tüm ömrünü verebilecek kadar seversin. 


canbonomo:

Viski kasidesiSelam sana Gün.Gün bugün,Başka şeyler için asıl küreklerine yalnızca durmanın.Niyetini belli etme Ne uçağa, ne bilete, ne de polise.Selam sana de aynaya. Sakince çık evinden.Ve bir emniyet şeridinde zoraki bir panik yaşa.Sakince bağır bardağına Gün.Sakince dondur ekmeğini.Selam sana çözülmüş etVe soğuk hava kabarcığı selam sana.Gün biter sen bitme Gün.Temiz duman ve kirlenmiş nasihatler biriktireceksin bugün.Selam sana de yarına.Çarşamba’ya göz kırp.Salı’dan makas al.Haziran selam sana.İkinci el yıkım ve suikast ayıkla çarşaflarından toplarken yatağını. Sudan hayaller peşine düş bugün.Çağdaşlıklarını bir kutuya koy.Arkadaşlıklarını boynuna as.Sen de mi buradaydın hiyerarşi.İlginçmiş selam sana.Sakince oyalan. Sakince bir meyhaneye gir Ve iki duble rakı ısmarla biri kendine biri çocukluğuna. Sakince ağla.Kaşıntını engelleyeceğin tırnakların harap olmuş, ne fena.Selam sana eski kitap.Chinaski selam sana.Gün bugün bir çöle at kendini Ve vakit geçir mutsuz kum taneleriyle.Ağzına çiğ levrek tadı gelecek Ve evlilik hayalleri kuracaksın kural ihlalleriyle.Korkacak bir şey yok; kapacağın anca biraz bit.Selam sana de seraplara.Güneşte piş sonra git.Makineler de harakiri yapmak isteyecek günün birinde.Belki aramak isteyeceksin beni telefonun öldüğünde.Sakince sarıl bugün kısrak olsam ne olurduya.Sakince bir tekme at gitti çocuk kimvurduya.Sakince kovul işinden sonra.Beni sakince anla.Senin işin de zor be Gün.Sensiz dünya bir yana. Selam kanadı bülbülün.Anestezi selam sana.

canbonomo:

Viski kasidesi

Selam sana Gün.
Gün bugün,

Başka şeyler için asıl küreklerine yalnızca durmanın.
Niyetini belli etme 
Ne uçağa, ne bilete, ne de polise.
Selam sana de aynaya. 
Sakince çık evinden.
Ve bir emniyet şeridinde zoraki bir panik yaşa.

Sakince bağır bardağına Gün.
Sakince dondur ekmeğini.
Selam sana çözülmüş et
Ve soğuk hava kabarcığı selam sana.

Gün biter sen bitme Gün.
Temiz duman ve kirlenmiş nasihatler biriktireceksin bugün.
Selam sana de yarına.
Çarşamba’ya göz kırp.
Salı’dan makas al.
Haziran selam sana.

İkinci el yıkım ve suikast ayıkla çarşaflarından toplarken yatağını. 
Sudan hayaller peşine düş bugün.
Çağdaşlıklarını bir kutuya koy.
Arkadaşlıklarını boynuna as.
Sen de mi buradaydın hiyerarşi.
İlginçmiş selam sana.

Sakince oyalan. 
Sakince bir meyhaneye gir 
Ve iki duble rakı ısmarla biri kendine biri çocukluğuna. 
Sakince ağla.
Kaşıntını engelleyeceğin tırnakların harap olmuş, ne fena.
Selam sana eski kitap.
Chinaski selam sana.

Gün bugün bir çöle at kendini 
Ve vakit geçir mutsuz kum taneleriyle.
Ağzına çiğ levrek tadı gelecek 
Ve evlilik hayalleri kuracaksın kural ihlalleriyle.
Korkacak bir şey yok; kapacağın anca biraz bit.
Selam sana de seraplara.
Güneşte piş sonra git.
Makineler de harakiri yapmak isteyecek günün birinde.
Belki aramak isteyeceksin beni telefonun öldüğünde.

Sakince sarıl bugün kısrak olsam ne olurduya.
Sakince bir tekme at gitti çocuk kimvurduya.
Sakince kovul işinden sonra.
Beni sakince anla.

Senin işin de zor be Gün.
Sensiz dünya bir yana. 

Selam kanadı bülbülün.
Anestezi selam sana.

Mezar yazısı
Bir gün beni sevecek olursun, 
Severken cesur ol küçük.
Öpüşürken ağırlaşıyorsa dudakların
Ve sağırlaşıyorsa ne varsa olan biten. 
Puslanıyorsa karalar ve ıslanıyorsa başkaların,
 
 
Öp, düşünme. 
Bakarsın o zaman alırım seni.
 
Bir karakolun önünden geçecek olursun,
Geçerken adaletsiz ol küçük.
Ruhum oradadır içeride. 
Kırık bacaklı bir sandalye ve ileride, 
Benden kopmuş bir kaç kırık cam parçası.
Bu baharlar artık değmiyorsa dışarıda el ele gezmeye
 
Dal içeri, düşünme…
Bakarsın o zaman alırım seni.
 
Bir mezarlığın önünden geçecek olursun
Geçerken metin ol küçük. 
Bir gün sen de gireceksin o aydınlık çemberin içinden. 
Soğuk ve tozlu taşların arasında ararken ismimi,
Sızlıyorsa için ve kanıyorsan derinden;
 
Öldü de, düşünme. 
 
Sayılı nefes çabuk tükenir. 
Heyecanlanma, biteceksin.
Unutma! 
O hayat seni yoracak, 
Sen bana geri döneceksin.
 
Bir gün tekrar karşıma çıkacak olursun,
Pişman olsan da dik dur küçük.
 
 
Bakarsın o zaman alırım seni…
 
 

Mezar yazısı

Bir gün beni sevecek olursun, 

Severken cesur ol küçük.

Öpüşürken ağırlaşıyorsa dudakların

Ve sağırlaşıyorsa ne varsa olan biten. 

Puslanıyorsa karalar ve ıslanıyorsa başkaların,

 

 

Öp, düşünme. 

Bakarsın o zaman alırım seni.

 

Bir karakolun önünden geçecek olursun,

Geçerken adaletsiz ol küçük.

Ruhum oradadır içeride. 

Kırık bacaklı bir sandalye ve ileride,

Benden kopmuş bir kaç kırık cam parçası.

Bu baharlar artık değmiyorsa dışarıda el ele gezmeye

 

Dal içeri, düşünme…

Bakarsın o zaman alırım seni.

 

Bir mezarlığın önünden geçecek olursun

Geçerken metin ol küçük. 

Bir gün sen de gireceksin o aydınlık çemberin içinden. 

Soğuk ve tozlu taşların arasında ararken ismimi,

Sızlıyorsa için ve kanıyorsan derinden;

 

Öldü de, düşünme. 

 

Sayılı nefes çabuk tükenir. 

Heyecanlanma, biteceksin.

Unutma! 

O hayat seni yoracak, 

Sen bana geri döneceksin.

 

Bir gün tekrar karşıma çıkacak olursun,

Pişman olsan da dik dur küçük.

 

 

Bakarsın o zaman alırım seni…

 

 

(Kaynak: canbonomo)